MAL AYRILIĞI REJİMİ
A. Kavram ve Önem
Mal ayrılığı rejimi gerek 743 sayılı Türk kanunu medenisi döneminde yasama rejimi olması nedeniyle halen önceki evliliklere uygulanıyor olması gerekse de olağanüstü mal rejimi olması nedeniyle önemlidir. Kanunda 242 ve 243. maddelerde düzenlenmiş olup 243. maddede paylaşmalı mal ayrılığı rejimine gönderme yapılarak göreceli olarak rejimin kapsamı genişletilmiştir.
B. Özellikleri ve sona ermesi
Bu rejimin en büyük özelliği gerekli işler arası ilişkiler gerekse de tasfiye bakımından basit bir sistem getirmesidir. Mal ayrılığı rejiminde (TMK. m.242-243)
Eşlerden her birinin malı, geliri ve kazancı kendisine aittir. Eşlerden birine ait bir mal üzerinde diğer eşin herhangi, bir hakkı yoktur. Diğer bir ifadeyle her bir eşin malı diğerinden ayrı ve bağımsızdır. Evlilik sırasında her biri işin getirdiği mal kendisine ait olduğu gibi evlilik birliği süresince den mallar kim tarafından kazanmamışsa ona aittir.
Bu paragrafın başında rejimin oldukça basit bir sistem getirdiğini söylerken şunu ifade etmek istedik: edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi ne artı değer hesabı yapmaya lüzum vardır ne de bir denkleştirme işlemine ihtiyaç vardır. Aynı zamanda bu rejimde değer artış payı da istenemez. Kuşkusuz 243 üncü maddede bu yapılan atıf gereği bazı malların paylı mülkiyette olacağı kabul edilmiştir. Bu rejimde herkese eş yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim,yararlanma ve tasarruf hakkını koruduğu gibi eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.
Bu rejimde, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mal onların paylı mülkiyetinde sayılır. Mal ayrılığı rejiminde paylı mülkiyetin özgülenmesi konusunda “paylaşmalı mal ayrılığı” rejimine ilişkin hükümler uygulanır.