EŞLER ARASINDA MAL REJİMLERİ
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun kabulüyle, Türk aile hukukunda edinilmiş mallara katılma rejimi yasal rejimi olarak kabul edilmiştir. Önceki, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, mal rejiminin tasfiyesinde özellikle çalışmayan kadın aleyhine düzenlemeler içermekteydi. Anılan önceki yasada, kabul edilen yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejiminde, uygulamanın geliştirdiği katkı payı kavramı bir tarafa bırakılırsa, evlilik birliğinde sahip olunan mallardan çalışmayan kadının hiçbir hakkı bulunmamaktaydı. Kadının ev işleri yapması, çocuk yetiştirmesi gibi emekleri karşılıksız kalmaktaydı. Bu olumsuzlukları gidermek amacıyla yeni yasada edinilmiş mallara katılma rejimine yer verildi.

MAL REJİMİNİN GENEL ESASLARI
I.KAVRAM VE KAPSAM
Mal rejimi kavramı ile eşler arasında, eşlerin mallarının tabi olduğu hukuki rejimi, malların yönetimini, eşlerin birbirlerinin mallarının üzerinde hak ve yetkileri ile borçlardan sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler anlaşılır. Eşler arasındaki malvarlıklarının yönetiminde eşlerin birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı olan durumları genel malvarlığı kurallarından ayrılmaktadır.
Türk Medeni Kanununda mal rejimleri 202 ila 281. maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu bağlamda; 202 ila 217 maddeleri arasında mal rejimlerine ilişkin genel hükümler, 218 ila 241 maddelerinde kural/yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi, 242 ve 243. maddelerinde mal ayrılığı, 244 ila 255 maddeleri arasında paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, 256 ila 281 maddeleri arasında ise mal ortaklığı rejimi düzenlenmiştir.
MAL REJİMİNİN TÜRLERİ
A. Akdi Mal Rejmi
1.Genel Olarak
Eşler evliliğin tabi olacağı mal rejimini bir sözleşme ile belirleyebiliriler. Ancak eşler bu konuda sözleşme serbestîsine sahip olmayıp ancak kanunda tipleri belirlenen mal rejimlerinden birisini seçebilirler. Bilindiği gibi 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde yasal mal rejimi olarak mal ayrılığı, akdi rejim olarak da mal birliği, mal ortaklığı ve sınırlı mallarda ortaklık rejim tipleri düzenlenmişti. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun da yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi, akdi mal rejimi ise; mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı olarak yer almıştır.
2. Şartları
a. Ehliyet
Mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ile kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar ( TMK m. 204). Evlilik daha küçük yaşlarda da yapılabileceğinden yasa mal rejimi yapılması için ergin olmayı aramamış, ayırt etme gücüne sahip olmayı yeterli saymıştır. Mal rejimi sözleşmesi yapma kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu nedenledir ki yasada yasal temsilcilerin rızasından bahsedilmiştir. Daha açık ifadesi ile yasal temsilci ilgili eş adına temsilen mal rejimi sözleşmesi yapamayacaktır. Eşler mal rejimi sözleşmesi ni bizzat yapmak zorundadırlar. Mal rejimi sözleşmesinde bilgili eş velayet altında ise veli tarafından kısıtlı ve kendisine vasi atanmışsa vasi tarafından bu rızanın verilmesi gerekir.
b. Şekil
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra evlenenler; evlenmeden önce veya sonra noterde (düzenleme veya onaylama şeklinde) yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle, kanunda gösterilen akdi mal rejimlerinden birini, ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilirler veya evlenme “Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir” (TMK m.124).
Bilindiği gibi TMK 336 ncı maddesi uyarınca evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. İşte bu halde rızayi ana ve babanın birlikte vermeleri gerekir. Velayet eşlerden birisini överilmişse bu eş tarafından zazanın verilmesi gerekir. Evlilik dışı doğumlarda ise velayet annede olacağından kaza anında anne tarafından verilmesi gerekir ( TMK m.337 ).Kısıtlılar bakımından vasinin izninden başka vesayet makamının da izninin gerekli olduğu unutulmamalıdır( TMK m462/9). Mal rejimi sözleşmesinin mutlaka noterde yapılması zorunludur. Noterde, düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması, mal rejimi sözleşmesinin geçerlilik koşuludur.başvurusu sırasında, yetkili evlendirme memuruna hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler. Ayrıca; mal rejimi sözleşmesinin bizzat taraflarca yapılması zorunludur,vekil aracılığıyla mal rejimi sözleşmesi yapılamaz.
B. Kanuni/Kural Mal Rejimi
Eğer mal rejimine ilişkin bir sözleşme yapmamışlarsa, aralarında kanun gereği “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerli olur. Diğer bir ifadeyle Noterde bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa veya evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yetkili evlendirme memuruna yazılı olarak bildirmemişlerse, evlenme tarihinden geçerli olmak üzere, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olurlar. (TMK. m.202/1) 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi; yasal mal rejimi olarak mal ayrılığını; akdi rejim olarak da; mal birliği, mal ortaklığı ve sınırlı mallarda ortaklık rejimlerini kabul etmişti. 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ise, eşler arasında yasal rejim olarak “edinilmiş mallara katılma” rejimini, akdi mal rejimleri olarak da, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimini kabul etmiştir.
MAL REJİMİNİN SINIFLANDIRILMASI
A.Olağan mal rejimi
Zorunlu olarak başka bir mal rejiminin seçildiği ya da başka bir mal rejimine geçildiği haller hariç, edinilmiş mallara katılma rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleri olağan mal rejimleridir.
B. Olağanüstü Mal Rejimi
Kanunun belirttiği olağanüstü durumlarda, mal ayrılığı rejiminin doğrudan ya da hâkim kararıyla veya eşlerden birisinin isteği üzerine belirlendiği durumlarda olağanüstü bir mal rejiminden söz edilir. Şu hale göre olağanüstü mal rejimi sadece mal ayrılığı rejimidir. Zira olağanüstü durumlarda seçilen/geçilen mal rejimi mal ayrılığı rejimidir.
1- Genel Olarak Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş
a. Eşlerin Talebi İle
Haklı bir sebep varsa, hakim eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir (TMK. m.206) .
evlendirme memurlarının mal rejimi sözleşmesi yapma yetkileri yoktur. Onlar, sadece, evlenme başvurusu sırasında, evleneceklerin hangi mal rejimini seçtiklerine dair varsa yazılı başvurularını alabilir. Ve bunu evlenme defterine geçerler.
aa. Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi Halinde
Bilindiği gibi eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir(TMK m. 197/1). İşte bu halde birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır(TMK m. 197/2). Öğretide hâkimin eşlerin mallarının yönetimine ilişkin alacağı tedbirlerin olağanüstü mal rejimi olan mal ayrılığına geçiş olacağı ileri sürülmektedir

bb. Haklı Nedene Dayalı Olarak Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş
aaa. Genel Olarak Haklı Sebep
Haklı sebepler kanunda sayma yoluyla belirtilmemiştir. Her olayın özelliğine göre hakim takdir edecektir. Sözgelimi Yargıtay bir kararında; eşlerin fiilen ayrı yaşıyor olmalarını tek başına, Türk Medeni Kanununun 206. maddesi uyarınca haklı sebep olarak yorumlanamayacağını ve bu halin mal ayrılığına geçilmesi için yeterli neden sayılamayacağını belirtmiştir.
bbb. Kanuni Örneklemeler
Kanunda bazı durumlarda haklı sebebin varlığı karine olarak kabul edilmiş ve bunlar örnekleme yoluyla sayılmıştır. Şu hallerde haklı sebep vardır : Diğer eşe ait malvarlığı borca batık ise veya mal ortaklığında ortaklıktaki payı haczedilmiş ise, Diğer eş, istemde bulunan eşin veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş ise, (örneğin, diğer eşin hiç çalışmaması, birlik giderlerine ve birliğe hiçbir katkıda bulunmaması, sorumsuz ve hesapsız şekilde borçlanması bu hale örnek gösterilebilir.)
Diğer eşin, ortaklık malları üzerinde bir tasarruf işlemi yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmaksızın esirgemesi, Diğer eşin, istemde bulunan eşe, mal varlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması, Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması,
Bu hallerden birinin gerçekleşmesi halinde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilecektir. (TMK. m. 206)
ccc. Yetki
Mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesi davasında yetkili mahkeme, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir (TMK.m.207)
b. Alacaklının Talebi İle Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş
Mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birine karşı icara takibinde bulunan alacaklı da, haciz uygulamasından zarara uğrarsa, hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. (TMK. m.210/1) Alacaklının istemi her iki eşe yöneltilir. Yetkili mahkeme, borçlu eşin yerleşim yeri mahkemesidir. Alacaklı tatmin edildiği takdirde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir.
c. Kanun Gereği Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş
Eğer eşler, mal rejimi sözleşmesiyle aralarında “mal ortaklığını” kabul etmişlerse, eşlerden birinin iflasına karar verildiği takdirde, ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür (TMK. m.209).kanun gereği olağanüstü mal rejimine geçişin salt mal ortaklığı rejimi için kabul edildiği ve olağanüstü mali rejimi olan mal ayrılığına geçişin bir mahkeme hükmüne gerek kalmaksızın kendiliğinden gerçekleşeceği unutulmamalıdır.
d. Tasfiye
Yasal ve akdi mal rejimlerinden mal ayrılığına geçildiği taktirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşler arasında önceki mal rejiminin tasfiyesi, bu rejime ilişkin hükümlere göre yapılır (TMK. m.212). Maddenin ifadesi yanlış anlamaya müsait ise de, kastedilen şudur: olağanüstü mal rejimine geçişte, önceki mal rejimi tasfiye edilecektir. Tasfiye edilecek mal rejimi önceki mal rejimi olduğuna göre tasfiye önceki mal rejimi hükümlerine göre yapılacaktır. Demek ki tasfiye edinilmiş mallara katılma rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ya da mal ortaklığı rejimlerinden hangisi kabul edilmişse o hükümlere göre tasfiye gerçekleştirilecektir.
2. Olağanüstü Mal Rejiminin Sona Ermesi
TMK m. 208/2 uyarınca, mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde hakim, yine eşlerden birinin istemi üzerine, eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir. Bu durum sadece olağanüstü mal rejimine geçiş nedeninin ortadan kalkması halinde mümkündür ve ancak hakim kararıyla olur. Yine TMK m. 208/21 uyarınca da eşler, her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilirler. Bu ancak eşlerin anlaşması ile mümkündür ve dikkat edildiğinde anlaşma için olağanüstü rejime geçişi gerektiren nedenin ortadan kalkmasına gerek yoktur.
Bilindiği gibi mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflasına karar verildiği takdirde, ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşüyordu(TMK m. 209). Yine, mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hâkimden olağanüstü mal rejimine geçilmesine karar verilmesini isteyebiliyordu(TMK m. 209). İşte bu hallerde borç ifa edilmiş yada alacaklı herhangi bir şekilde tatmin edilmiş ise eşlerden birinin istemi üzerine hakim, mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir yada eşler, mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş mallara katılma rejimini kabul edebilirler(TMK m. 211). Kanun, mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde, eski rejime dönülmesi isteğine ilişkin davada yetkili mahkemeyi ayrıca göstermemiştir. Eski rejime dönülmesi davasından da yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi olması gerekir, zira mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine hangi mahkeme karar vermişse, mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde eski rejime geri dönülmesi istemine ilişkin davanın da aynı mahkemede görülmesi işlemde paralellik olarak kıyasen düşünülebilir.
IV. TASFİYEDE GÖREV VE YETKİ
A.Yetki
İster yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi, ister sözleşmeyle kabul edilen akdi mal rejimi olsun; eşler arasındaki veya evlilik birliğinin ölümle sona ermesi halinde; sağ eş ile ölen eşin mirasçıları arasındaki bütün mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda aşağıdaki yetki kuralları geçerlidir.
1. Mal Rejiminin Ölümle Sona Ermesinde Yetki
Mal rejimi, ölümle sona ermişse, ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir(TMK.214/1).
2. Boşanma Ve Evlenmenin İptali Nedeniyle Mal Rejiminin Sona Ermesinde Yetki
Boşanmaya, evliliğin iptaline karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme tasfiye davalarında da yetkilidir(TMK.214/2).
3. Mal Ayrılığına Karar Verilmesi Nedeniyle Tasfiyede Yetki
Hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, mal ayrılığına karar veren mahkeme tasfiye davasında da yetkili olan mahkemedir(TMK.214/2).
4. Genel Olarak Diğer Hallerde Yetkili Mahkeme
Yukarıda sayılan haller dışındaki diğer durumlarda, davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi tasfiye davalarında yetkilidir(TMK.214/son).
B. Görev
Görev aile mahkemesine, o yerde henüz aile mahkemesi kurulmamışsa bu
sıfatla ilgili asliye Hukuk mahkemesine aittir. Bu konuda aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin davaya “aile” sıfatıyla
V. ALACAKLILARIN KORUNMASI
Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur. Ancak söz konusu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ettiği takdirde bu ölçüde kendisini sorumluluktan kurtarabilir (TMK. m.213) İfadeden de anlaşılacağı üzere, borçlu olmayan eş kendisine geçen mal veya malların değeriyle sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Konuyu şöyle açılayabiliriz: alacaklı önce borçlu eşe gidecektir. Alacaklı borçlu eşten alacağını alarak tatmin olmamışsa bu takdirde ancak diğer eşe gidebilecektir. Mal rejimi kurulduğunda ya da olağanüstü mal rejimine geçildiğinde önceki rejim tasfiye edilecektir. Bu halde, önceki rejimin tasfiyesi halinde; eşlerden birinin yada mal ortaklığı rejiminde alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında çıkarmayacaktır. tasfiye sonucu, kendisine, mal geçmiş olan eş, “bu mal tasfiyede bana düştü, o nedenle bu malı, alacağınıza karşılık haczedemezsiniz” diyemez…!
VI. BİR EŞİN MALLARININ YÖNETİMİNİN DİĞER EŞE BIRAKILMASI
A. Şekli
a. Mal Rejimi Sözleşmesiyle
Mal rejimi sözleşmesiyle akdi veya kanuni mal rejimlerinde; eşlerden biri, açık veya zımni, ister kişisel olsun ister edinilmiş yada ortak olsun, mallarının yönetimini diğer eşe bırakabilir (TMK. m.215) .Sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir(TMK m. 180). Bu halde de yetkili mahkemenin TMK m. 214/2 gereğince belirleneceği kıyasen düşünülür.
b. Hizmet Veya Şirket Sözleşmesiyle
Bir eşin mallarının yönetimi bir hizmet sözleşmesi ya da şirket sözleşmesi çerçevesinde diğer eşe bırakılabilir. B.Uygulanacak Hükümler Malların yönetiminin mal rejimi sözleşmesiyle diğer eşe bırakılması halinde vekâlet hükümleri, hizmet ya da şirket sözleşmesiyle yönetimini diğer eşe bırakılması halinde ise hizmet akdine ya da şirketler hukukuna ilişkin hükümler uygulanır.
VII. MALLARIN ENVANTERİNİN YAPILMASI İSTEĞİ
Eşlerden her biri, diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmi senetle yapılmasını isteyebilir. Bu envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmış olunmadıkça bu envanterin doğru olduğu kabul edilir(TMK m. 216).
VIII. EŞLER ARASI BORÇ İLİŞKİLERİ
A. Cebri İcra Yasağının Olmaması
Eşler arasındaki mal rejimi; ister yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi olsun, ister akdi mal rejimlerinden biri olsun; mal rejimi, eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez (TMK. m.217). İfadeden de anlaşılacağı üzere mal rejiminden kaynaklanan alacak dışında şu ya da bu nedenle aralarındaki bir alacak borç ilişkisi nedeniyle her zaman vadesi gelmiş alacakları için diğeri aleyhine takip yapabilir, alacağın yerine getirilmesini isteyebilir. Eşlerin birbirlerine olan borçlarından dolayı zamanaşımı işlemez, evlilikten önce işlemeye başlamış ise zamanaşımı kesilir(BK m. 132/3)17. Cebri icra yasağının kaldırılmış olmasına ve mal rejiminin eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez ise de Borçlar Kanunundaki bu hüküm kaldırılmamıştır.
B. Borçların ertelenmesi isteği
1. Genel Olarak
Borcun yerine getirilmesi halinde evlilik birliğini tehlikeye düşürür ölçüde diğer eşi ciddi güçlüklere duçar edecekse bu eş borcun ödenmesi için hâkimden uygun bir önel isteyebilir(TMK. m.217). Kuşkusuz bu halde borçlar kanunundaki vekalet hükümleri uygulama yeri bulmayacaktır.
2. Teminat İstenmesi
Bir eşin borcun ertelenmesini istemesi üzerine şartlar gerektiriyorsa, hâkim, istemde bulunan eşin teminat göstermesini ister(TMK. m.217).